Ankara Eski Taş Çağı’ndan bu yana, Hitit, Frig, Lidya, Pers, Galat, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı’ya ev sahipliği yapmıştır, bilinen tarihi en az 10 bin yıl öncesine dayanmaktadır. Bu medeniyetlerin korunabilen kültürel mirası ilin merkezinde ve ilçelerinde,  rahatlıkla izlenebilir.

Ankara’da doğmuş büyümüş olanlara soruyorum öncelikle ve merak ediyorum; kaçımız Roma Hamamı’nı ziyaret etmiştir. Acaba kim başını kaldırıp Ankara Kalesi’ne bakmıştır da, bu kale kimlerden miras bana diye araştırmıştır.

Tarih alanında çalışan bir uzman değilsek ve iki elin parmaklarını geçersek gerçekten çok mutlu olurum.

Kişisel tarihimizi anlamanın ve anlamlandırmanın önemli bir adımı, yaşadığımız coğrafyayı tanımaktan geçer.  Kimler iz bırakmıştır tarihimize, hangi izleri bırakmıştır hep merak etmişimdir. Bitpazarında gördüğüm eski fotoğraflar gibi, yaşadığımız şehri solumamak, dokusunu bilmemek, her köşesini karış karış tanımamak da yaralar beni.

Ne dersiniz Ankara’yı adım adım inceleyelim, çocuklarımız ile tanımaya çalışalım. Bir hafta sonu ailece el ele verip ilk rotamızdan maceramıza başlayabilirsiniz. Birkaç rotayı birleştirip günü daha keyifli kılabilirsiniz.

Bir Küçük Adımda Ankara’yı tanıyalım: Gökay Satranç Vakfı Müzesi

Maceraya bir satranç tahtasından başlamak keyifli olabilir. İlk rotamız “Gökay Vakfı Satranç Müzesi”.

Pierre Mac Orlan “Satranç tahtasında tüm denizlerdekinden daha fazla macera vardır.” demiş. Satranç Müzesini gezdikten sonra kendimize soracağımız bir soru. Acaba ne demek istemiştir Mac Orlan?

Müze, Altındağ Belediye sınırları içinde hatta belediye binasının giriş kapısının sağınıza alıp ileri bakarsanız hemen görebilirsiniz.  Eski bir Ankara Evi içinde 1008 m2 lik bir alanı kaplıyor.

103 ülkeden 590 satranç takımının 4 ana tema üzerinde sergilendiği satranç müzesinde  bütün bir günü geçirmemek ne mümkün.

Akın Gökyay müzenin kurucusu, 1975 yılında satranç takımı koleksiyonculuğuna başlamış. Koleksiyonu 412 satranç takımına ulaştığında Guinness Rekorlar Kitabı’na girmiş. Bu koleksiyon, Türkiye’deki tescilli, ilk ve tek satranç koleksiyonu.

 

Koleksiyondaki her bir satranç taşı tek tek incelemeye değer. Küçük çocukların bile keyifle gezeceğine eminim ki okullar öğrencilerini randevu alarak merkeze getiriyor, müzeyi geziyor, satranç da oynuyorlar.

Ailece gezdiğinizde kafesinde biraz soluklanabilirsiniz.
Koleksiyondaki her bir satranç taşı tek tek incelemeye değer. Küçük çocukların bile keyifle gezeceğine eminim ki okullar öğrencilerini randevu alarak merkeze getiriyor, müzeyi geziyor, satranç da oynuyorlar.

Müze 1008 m2lik bir evde yer alınca nereye bakacağınız da şaşırabiliyorsunuz. Benim için bu gezinin birçok artısı var, sıralarsam;

  1. Restore edilmiş de olsa eski bir Ankara evinin dokusunu tanımak.
  2. 590 farklı satranç takımını incelemek, satranç sporu hakkında ayrıtılı bilgi sahibi olmak.
  3. 103 ülkenin kültürel özelliklerinin kullandıkları eşyalara nasıl yansıdığını inceleme fırsatı.
  4. Koleksiyonculuğun nasıl bir deneyim olduğunu anlamak.

Müzeyi gezdikten sonra siz neler eklemek istersiniz?

Ayrıntılı bilgi için: http://www.gokyaysatrancvakfi.org.tr/